23 Nisan 2014 Çarşamba

Tajtékos ég / Miklós Radnóti

Tajtékos ég

Tajtékos égen ring a hold,
csodálkozom, hogy élek.
Szorgos halál kutatja ezt a kort
s akikre rálel, mind olyan fehérek.

Körülnéz néha s felsikolt az év,
körülnéz, aztán elalél.
Micsoda ősz lapul mögöttem ujra
s micsoda fájdalomtól tompa tél!

Vérzett az erdő és a forgó
időben vérzett minden óra.
Nagy és sötétlő számokat
írkált a szél a hóra.

Megértem azt is, ezt is,
súlyosnak érzem a levegőt,
neszekkel teljes, langyos csönd ölel,
mint születésem előtt.

Megállok itt a fa tövében,
lombját zúgatja mérgesen.
Lenyúl egy ág. Nyakonragad?
nem vagyok gyáva, gyönge sem,

csak fáradt. Hallgatok. S az ág is
némán motoz hajamban és ijedten.
Feledni kellene, de én
soha még semmit sem feledtem.

A holdra tajték zúdúl, az égen
sötétzöld sávot von a méreg.
Cigarettát sodrok magamnak,
lassan, gondosan. Élek.

1940 jún. 8

Miklós Radnóti ~ (1909–1944)





FOAMY SKY

The moon sways on a foamy sky,
I am amazed that I live.
An overzealous death searches this age
and those it discovers are all so very pale.

At times the year looks around and shrieks,
looks around and then fades away.
What an autumn cowers behind me again
and what a winter, made dull by pain.

The forest bled and in the spinning
time blood flowed from every hour.
Large and looming numbers were
scribbled by the wind onto the snow.

I lived to see that and this,
the air feels heavy to me.
A war sound-filled silence hugs me
as before my nativity.

I stop here at the foot of a tree,
its crown swaying angrily.
A branch reaches down — to grab my neck?
I'm not a coward, nor am I weak,

just tired. I listen. And the frightened
branch explores my hair.
To forget would be best, but I have
never forgotten anything yet.

Foam pours over the moon and the poison
draws a dark green line on the horizon.
I roll myself a cigarette
slowly, carefully. I live.

8 June 1940

Miklós Radnóti ~ (1909–1944)

Translated by Gina Gönczi





KÖPÜKLENEN GÖK

Sallanıyor ay köpüklenen gökte,
şaşıyorum nasıl canlı kaldığıma.
Çalışkan ölüm tarayıp duruyor çağı
apak kesiliyor kimi bulursa.

Yıl, hıçkırıyor ve baygın düşüyor
bakınarak ikide bir çevresine.
Sinsi bir güz arkamda diyerek
acılarla yüklü bir kış arkamda yine!

Orman kanadı, dönüp durmakta olan
zaman içindeki bütün saatler kanadı,
karın üzerine yazdığı rüzgârın
iri ve kara sayılardı.

Anlıyorum onu da, ötekini de,
duyumsuyorum hava nasıl ağır,
kıpırtılı, ılık bir sessizlik beni
doğum öncesindeki gibi kuşatmaktadır.

Duruyorum burda, dibinde ağacın,
yapraklarını öfkeyle hışırdatan.
Sarkıyor bir dal. Yakalar mı yoksa?
Ne güçsüz biriyim, ne korkan,

yorgunum yalnız. Susuyorum. Ve dal
sessizce karıştırıyor saçımı, çekingen.
Unutmak gerekirdi ama yaşam boyunca
hiçbir şeyi unutmadım ben.

Üstüne köpük dökülüyor ayın,
öfke bir çizgi çekiyor gökte koyu yeşil,
kendime bir sigara sarıyorum
ağır ağır, özenerek. Yaşıyorum.

8 Haziran 1940

Miklós Radnóti ~ (1909–1944)

Çeviri: Kemal Özer – Edit Tasnádi


Miklós Radnóti ~ (1909–1944)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder