11 Şubat 2018 Pazar

Pablo Neruda / Al pie desde su niño

AL PIE DESDE SU NIÑO

El pie del niño aún no sabe que es pie,
y quiere ser mariposa o manzana.

Pero luego los vidrios y las piedras,
las calles, las escaleras,
y los caminos de la tierra dura
van enseñando al pie que no puede volar,
que no puede ser fruto redondo en una rama.
El pie del niño entonces
fue derrotado, cayó
en la batalla,
fue prisionero,
condenado a vivir en un zapato.

Poco a poco sin luz
fue conociendo el mundo a su manera,
sin conocer el otro pie, encerrado,
explorando la vida como un ciego.

Aquellas suaves uñas
de cuarzo, de racimo,
se endurecieron, se mudaron
en opaca substancia, en cuerno duro,
y los pequeños pétalos del niño
se aplastaron, se desequilibraron,
tomaron formas de reptil sin ojos,
cabezas triangulares de gusano.
Y luego encallecieron,
se cubrieron
con mínimos volcanes de la muerte,
inaceptables endurecimientos.

Pero este ciego anduvo
sin tregua, sin parar
hora tras hora,
el pie y el otro pie,
ahora de hombre
o de mujer,
arriba,
abajo,
por los campos, las minas,
los almacenes y tos ministerios,
atrás,
afuera, adentro,
adelante,
este pie trabajó con su zapato,
apenas tuvo tiempo
de estar desnudo en el amor o el sueño,
caminó, caminaron
hasta que el hombre entero se detuvo.

Y entonces a la tierra
bajó y no supo nada,
porque allí todo y todo estaba oscuro
no supo que había dejado de ser pie,
si lo enterraban para que volara
o para que pudiera
ser manzana.

Pablo Neruda - Estravagario [1957-1958]





TO THE FOOT FROM ITS CHILD

A child's foot doesn't know it's a foot yet
And it wants to be a butterfly or an apple
But then the rocks and pieces of glass,
the streets, the stairways
and the roads of hard earth
keep teaching the foot that it can't fly,
that it can't be a round fruit on a branch.
Then the child's foot
was defeated, it fell
in battle,
it was a prisoner,
condemned to life in a shoe.

Little by little without light
it got acquainted with the world in its own way
without knowing the other imprisoned foot
exploring life like a blind man.

Those smooth toe nails
of quartz in a bunch,
got harder, they changed into
an opaque substance, into hard horn
and the child's little petals
were crushed, lost their balance,
took the form of a reptile without eyes,
with triangular heads like a worm's.
And they had callused over,
they were covered
with tiny lava fields of death,
a hardening unasked for.
But this blind thing kept going
without surrender, without stopping
hour after hour.
One foot after another,
now as a man,
or a woman,
above,
below,
through the fields, the mines,
the stores, the government bureaus,
backward,
outside, inside,
forward,
this foot worked with its shoes,
it hardly had time
to be naked in love or in sleep
one foot walked, both feet walked
until the whole man stopped.

And then it went down
into the earth and didn't know anything
because there everything was dark,
it didn't know it was no longer a foot
or if they buried it so it could fly
or so it could
be an apple.

Pablo Neruda

Translated by Jodey Bateman





ÇOCUĞUNDAN AYAĞA

Çocuğun ayağı bilmiyordu bir ayak olduğunu daha,
bir kelebek olmak istiyordu ya da bir elma.

Ama sonra, cam kırıkları ve taşlar,
merdivenler ve sokaklar,
zorlu yolları toprağın,
öğrettiler ayağa uçamayacağını,
bir meyve olamayacağını etrafında bir dalın.
O zaman ayağı çocuğun,
Yıkıldı, düştü
ortasında  savaşın,
esir alındı,
ve mahkum oldu yaşamaya içinde bir pabucun.

Yavaş yavaş, hiç ışıksız,
tanıdı dünyayı kendince,
habersiz diğer ayaktan, karanlıkta
keşfederek dünyayı bir kör gibi.

O yumuşak tırnaklar,
salkım salkım kuvarstan,
sertleştiler, mat cisimler,
sert boynuzlar oldular birden
ve o küçücük taç yaprakları çocuğun,
yassılaşıp kaybettiler biçimlerini,
kör sürüngenlerin şeklini aldılar.
Sonra nasır tuttu o parmaklar,
akıl almaz sertlikte en küçük
volkanlarıyla kaplandılar ölümün.

Ama bizim kör yürüdü yine de
hiç durmadan, dinlenmeden,
an be an,
bir ayak ve öbür ayak
şimdi bir adamın,
ya da kadının olan,
yukarı,
aşağı,
kırlarda, madenlerde,
mağazalarda ve bakanlıklarda,
geriye,
içeri, dışarı,
ileri,
hep çalıştı ayak o pabucun içinde,
güçlükle vakit buldu
çıplak kalmaya, aşk ya da uyku için,
yürüdü, yürüdüler,
ta ki adam
tümüyle duruncaya kadar.

Sonunda indiği zaman altına toprağın,
farkında değildi hâlâ hiçbir şeyin,
çünkü her şey ama her şey karanlıktı orada da,
bir ayak olmadığını bile bilmiyordu daha;
uçması için gömdülerse bile onu,
ya da elma olabilsin diye.

Pablo Neruda

Çeviri: Bülent Kale


Boy with One Shoe. Morocco, 1999, by Dan Winters

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder