26 Ağustos 2016 Cuma

Milan Kundera / A woman steps out of her car

A small car moves along the road beside a river. The chilly morning air makes even more forlorn the charmless terrain, somewhere between the end of a suburb and open country, where houses grow scarce and no pedestrians are to be seen. The car stops at the side of the road; a woman gets out—young, quite beautiful. A strange thing: she pushes the door shut so negligently that the car must not be locked. What is the meaning of that negligence, so improbable these days with thieves about? Is the woman so distracted?

No, she doesn’t seem distracted; on the contrary, determination is visible on her face. This woman knows what she wants. This woman is pure will. She walks some hundred yards along the road, toward a bridge over the river, a rather high, narrow bridge, forbidden to vehicles. She steps onto it and heads toward the far bank. Several times she looks around, not like a woman expected by someone but to be sure that there is no one expecting her. Midway across the bridge, she stops. At first glance she appears to be hesitating, but, no, it’s not hesitation or a sudden flagging of determination; on the contrary, it’s a pause to sharpen her concentration, to make her will steelier yet. Her will? To be more precise: her hatred. Yes, the pause that looked like hesitation is actually an appeal to her hatred to stand by her, to support her, not to desert her for an instant.

She lifts a leg over the railing and flings herself into the void. At the end of her fall, she slams brutally against the hardness of the water’s surface and is paralyzed by the cold, but after a few long seconds she lifts her face, and since she is a good swimmer all her automatic responses surge forward against her will to die. She plunges her head under again, forces herself to inhale water, to block her breathing. Suddenly, she hears a shout. A shout from the far bank. Someone has seen her. She understands that dying will not be easy, and that her greatest enemy will be not her good swimmer’s irrepressible reflex but a person she had not figured on. She will have to fight. Fight to rescue her death.

Milan Kundera - (A woman steps out of her car / The Apologizer)

Translated by Linda Asher





Un coche pequeño avanza por la calzada a lo largo de un río. El aire frío de la mañana hace aún más huérfano ese paisaje sin encanto, en algún lugar entre la periferia de una ciudad y el campo, allá donde escasean las viviendas y ya no se encuentran peatones. El coche se detiene encima del arcén; sale de él una mujer joven, bastante guapa. Es extraño: ha empujado la puerta con un gesto tan negligente que el coche seguramente no ha quedado bien cerrado. ¿Qué significa esa negligencia tan improbable en tiempos de robos? ¿Será tan distraída?

No, no da la impresión de ser distraída, al contrario, su cara revela más bien determinación. Esa mujer sabe lo que quiere. Esa mujer es toda ella voluntad. Camina unos cien metros por la carretera hacia un puente sobre el río, un puente bastante alto, estrecho, prohibido a los coches. Ella empieza a cruzarlo hacia la otra orilla. Mira varias veces a su alrededor, no como una mujer a quien alguien esperara, sino para cerciorarse de que nadie la espera. En medio del puente, se detiene. A primera vista, parece que dude, pero no se trata de duda, de falta de determinación, muy al contrario, es el momento en que su concentración se intensifica y su voluntad se obstina aún más. ¿Su voluntad? Para ser más exacto: su odio. Sí, ese instante de aparente duda es de hecho una llamada a su odio, para que éste permanezca en ella, la sostenga, no la abandone un solo instante.

Pasa las piernas por encima de la barandilla y se tira al vacío. Al final de la caída la tensa superficie del agua la golpea brutalmente; aún paralizada por el frío, tras largos segundos ella levanta la cabeza y, como es buena nadadora, todas sus reacciones automáticas se rebelan contra su voluntad de morir. Sumerge de nuevo la cabeza, se esfuerza por aspirar el agua y bloquear la respiración. En ese instante, oye un grito. Un grito que le llega del otro lado del río. Alguien la ha visto. Comprende que no será fácil morir y que su peor enemigo no será su propio e incontrolable reflejo de buena nadadora, sino alguien con quien ella no contaba. Se verá obligada a luchar. A luchar para salvar su muerte.

Milan Kundera - (Una mujer sale de su coche / La fiesta de la insignificancia)





Küçük bir araba, çakıllı yolda bir ırmak boyunca ilerliyor. Sabahın soğuğu, bir banliyönün sonuyla kırsal bölge arasında bir yerde kalan, evlerin, seyrek yayaların hiç olmadığı bu sevimsiz manzarayı daha da öksüzleştiriyor. Araba yolun kenarında duruyor; içinden bir kadın iniyor, genç ve çok güzel. Tuhaf şey: kadın arabanın kapısını öyle umursamaz bir hareketle itti ki, araba kesinlikle kilitlenmedi. Hırsızların kol gezdiği çağımızda, bu beklenmedik umursamazlık ne anlama geliyor? Kadın dalgın mı?

Hayır, dalgın olduğu izlenimini vermiyor, tersine yüzünden kararlılık okunuyor. Bu kadın ne istediğini biliyor. Bu kadın baştan ayağa irade. Yolu takip ederek, ırmağın üzerindeki köprüye kadar olan yüz metreyi yürüyor, köprü bayağı yüksek ve dar, araçların girmesi yasak. Köprüde yürüyüp diğer kıyıya doğru yöneliyor. Birçok kez etrafına bakınıyor, hayır, kendisini bekleyen biri varmış gibi değil, kendisini bekleyen biri olmadığından emin olmak isteyen biri gibi bakınıyor. Köprünün ortasına vardığında, duruyor. İlk bakışta tereddüt ediyormuş gibi geliyor ama hayır, tereddüt değil bu, ansızın bastıran bir kararlılık eksikliği de değil, tersine yoğunlaşmasını kuvvetlendirdiği, iradesini daha da sağlamlaştırdığı bir an bu.

Kadın bacağını korkuluğun üzerinden atıyor ve kendini boşluğa bırakıyor. Düşüşü sona erdiğinde, su yüzeyinin sertliğiyle şiddetli bir sarsıntı yaşadı, soğuktan felce uğradı ama uzun birkaç saniyenin ardından yüzünü kaldırdı ve iyi bir yüzücü olduğu için, özdevinimi ölme iradesine karşı ayaklandı. Başını tekrar suya daldırıp su yutmaya, soluk alışverişini durdurmaya zorladı kendini. Tam o anda bir çığlık duydu. Biri onu görmüştü. Ölmenin kolay olmayacağını, en büyük düşmanının hükmedemediği iyi yüzücü refleksi değil, hesaba katmadığı biri olduğunu anladı. Mücadele etmek zorunda kalacaktı. Ölümünü kurtarmak için mücadele etmek.

Milan Kundera - (Kayıtsızlık Şenliği / Mücadele)

Alıntı: piktobet.blogspot.com


Water creatures by Klaus Kampert

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder