2 Nisan 2014 Çarşamba

Alfonsina Storni - (Mi hermana)

MI HERMANA

Son las diez de la noche; en el cuarto en penumbra
mi hermana está dormida, las manos sobre el pecho;
es muy blanca su cara y es muy blanco su lecho,
como si comprendiera, la luz casi no alumbra.

En el lecho se hunde a modo de los frutos
rosados, en el hondo colchón de suave pasto.
entra el aire a su pecho y levántalo casto
con su ritmo midiendo los fugaces minutos.

La arropo dulcemente con las blancas cubiertas
y protejo del aire sus dos manos divinas;
caminando en puntillas cierro todas las puertas,
entorno los postigos y corro las cortinas.

Hay mucho ruido afuera, ahoga tanto ruido.
los hombres se querellan, murmuran las mujeres,
suben palabras de odio, gritos de mercaderes:
oh, voces, deteneos. No entréis hasta su nido.

Mi hermana está tejiendo como un hábil gusano
su capullo de seda: su capullo es un sueño.
ella con hilo de oro teje el copo sedeño:
Primavera es su vida. Yo ya soy el verano.

Cuenta sólo con quince octubres en los ojos,
y por eso los ojos son tan limpios y claros;
cree que las cigüeñas, desde países raros,
bajan con rubios niños de piececitos rojos.

¿Quién quiere entrar ahora? Oh ¿eres tú, buen viento?
¿Quieres mirarla? Pasa. Pero antes, en mi frente
entíbiate un instante; no vayas de repente
a enfriar el manso sueño que en la suya presiento.

Como tú, bien quisieran entrar ellos y estarse
mirando esa blancura, esas pulcras mejillas,
esas finas ojeras, esas líneas sencillas.
Tú los verías, viento, llorar y arrodillarse.

Ah, si la amáis un día sed buenos, porque huye
de la luz si la hiere. Cuidad vuestra palabra,
y la intención. Su alma, como cera se labra,
pero como a la cera el roce la destruye.

Haced como esa estrella que de noche la mira
filtrando el ojo por un cristalino velo:
esa estrella le roza las pestañas y gira,
para no despertarla, silenciosa en el cielo.

Volad si os es posible por su nevado huerto:
¡Piedad para su alma! Ella es inmaculada.
¡Piedad para su alma! Yo lo sé todo, es cierto.
Pero ella es como el cielo: ella no sabe nada.

Alfonsina Storni





MY SISTER

It's ten o'clock at night; in the room in semidarkness
My sister is asleep, hands on her chest;
Her face is very white and very white her bed,
As if it understood, the light is almost unlit

She sinks into the bed like rosy fruit,
from smooth pastures into the depths of the mattress.
The air enters her chest and raises it chastely
With its rhythm measuring the fleeting minutes.

I tuck her tenderly into the white covers
And protect from the air her two divine hands;
Walking on tiptoe I close all the doors,
leave the shutters half-open and draw the drapes

There's a lot of noise outside, drowning so much noise
The men are suing each other, whisper the women,
Words of hate go up, the shouts of the merchants:
Oh, voices, stop it. Don't enter till you come to your nest.

My sister is weaving her silk cocoon
Like a skilled caterpillar: her cocoon is a dream.
With thread of gold she weaves the silken ball:
Spring is her life. I am already summer.

She counts with only fifteen Octobers in her eyes,
And so her eyes are so clean and clear;
She beleives that storks, from strange countries,
Come down carrying beautiful babies with little red feet.

Who wants to enter now? Oh, is it you, good wind?
Do you want to watch her? Come in. But first,
Warm up a moment; don't go so soon
and freeze the gentle dream in her present.

Like you, it's well that the rest would like to come in
and watch that whiteness, those immaculate cheeks,
Those fine bags under her eyes, those simple lines,
You would see them, wind, and kneel and weep.

Oh, if you love her, be good a day, because she
flees from the light if it hurts her. Watch your words,
and your intention. Her soul, like wax, can be carved,
But like wax, too much touch destroys her.

Do as that star that watches her by night,
Filtering its eye through a crystalline veil:
That star rubs its eyelashes and spins,
But does not wake her, silent in the sky.

Fly away, if it's possible, for your snow-white orchard:
Piety for your soul! She is immaculate.
Piety for your soul! I know it all, it's true.
But she is like the sky: She knows nothing.

Alfonsina Storni





KIZ KARDEŞİM

Saat on. Oda yarı karanlık.
Kız kardeşim uyuyor, eli şakağında; yüzü
Bembeyaz olduğu halde, yatak beyazdan daha beyaz,
Işık, biliyormuş gibi, kendini hemen hemen hiç göstermiyor.

Gömülüyor yatağa, pembemsi meyvenin daldığı
gibi, yumuşak otların derin döşeklerine.
Rüzgâr okşuyor göğüslerini, dikleştiriyor onları
ısrarla dokunarak, geçip giderken saniyelerin geçişi gibi.

Örtüyorum usulca üstünü beyaz örtüyle ve saklıyorum
sevgili ellerini korumak için havadan. Parmak uçlarıma
basarak kapatıyorum yatağına yakın bütün kapıları,
pencereyi açık bırakıyorum, perdeleri çekiyorum, hazır

olsun gece için. Dışarıda ne kadar çok gürültü, insanı boğan:
kavgacı adamlar, kadınlar suyu çıkmış dedikodularıyla.
Nefret birikiyor artarak, dükkânların kepenkleri çarparak
kapanıyor. Ah sesler, durun! Dokunmayın kardeşimin yuvasına.

Şimdi kız kardeşim örüyor ipekten kozasını
Tıpkı bir ipekböceği gibi. Kozası bir rüya.
Dokuyor bir tohum kabuğu altın bir pırıltının iplikleriyle.
Onun hayatı bahar. Benimse yazın öğle sonrası.

Onun gözlerinde sadece on beş ekim var
ve bu yüzden pırıl pırıl gözleri, berrak, ve temiz.
Sanıyor ki leylekler ruhlar dünyasının garip ülkelerinden
uçarak getirirler küçük kırmızı ayaklı sarışın çocukları. Kimdir

bu içeri girmeye çalışan? Sen misin o, şimdi, tatlı rüzgâr?
Onu görmek mi istiyorsun? İçeri gel. Ama önce birazcık
serinlet alnımı benim. Kardeşimin içine girdiğini hissettiğim
sakin havuzu sakın buza kesme. Dizginsiz bir arzuyla

ister onlar içine akmayı ve orada kalmayı, senin gibi,
hayranlıkla seyrederek bu beyazlığı, şu sımsıkı yanakları,
yalın sözlerle konuşan gözlerinin altındaki bu güzel
yuvarlakları. Rüzgâr, görmek istiyorsan onları, çökerek

dizlerinin üstüne, ağla. Eğer gerçekten seversen onu,
çok iyi davran ona, yaralayıcı ışıktan sıyrılabilsin diye.
Dikkat et sözlerine ve niyetine. Onun ruhu balmumundan
ya da ağaçtan yapılmış gibidir, ama haşince seversen gelir sonu.

Geceleri seyrettiğin şu yıldız gibi ol gözleri camsı ipliklerin
içinden süzülerek geçen. Bu yıldız ovuşturur kirpiklerini,
dönerek bir kedi gibi, sessizce gökyüzünde, ve hiçbir şey
uyandırmaya kıyamaz onu uyuyorken yatağının içinde.

Uç, eğer becerebilirsen, kar altındaki ağaçların arasında.
Acı kardeşimin ruhuna! Bak nasıl da lekesiz.
Acı ruhuna onun! Ben her şeyi biliyorum, fakat o
bir melek gibi saf, bilmiyor hiçbir şey ve bu onun kaderi.

Alfonsina Storni


Monumento a Alfonsina Storni Playa La Perla,
Mar del Plata. Buenos Aires, Argentina,
Enero 2006. Autor de la fotografía
Martín Gardeazabal.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder